Yanınızda Kız Varken Başka Bir Kızın Sokakta Size Bakması ve Genel olarak bakışma

Erkek ile kadın arasındaki o karşı konulamaz çekimi hiç kimse sanırım yadsıyamaz.İnsan, bir güzel gördüğü zaman durup ona bakıyor. en azından benim için öyle, eğer birisi hoşuma gitmişse yalnız,ilişkide, yaşça benden büyük veya küçük, sarışın,esmer ,yerli,yabancı olması fark etmiyor bakmam için tek kriter benim hoşuma gitmiş olmasıdır; fakat karşı cins için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.Genelde yalnız yürürken fazla kız bana bakmaz. Hatta genellikle kızlar kafalarını öne eğerler - ne kadar ezik bir harekettir- üstelik bunu yapan süslü püslü bir insansa daha çok sinirimi bozar.Bunun diğer bir versyonu ise gözünde güneş gözlüğü varken bakan bayan türüdür.Güneş gözlüğü takan bayan kişi sanki onun size baktığınızı anlamayacağını düşünmektedir; lakin böyle bir şey olmamaktadır.basbayagı bakıyorsun kardeşim işte sonra kafanı niye çeviriyorsun? ama asıl sinirimi bozan şey ise başlıkta da gördüğünüz üzere yanınızda bayan varken başka bir bayanın size bakması veya ikinize birden bakmasıdır. Bu dışarda da böyle mi bilemem ama ben kendimce kendi yaşadığım çevrenin koşullarını göz önüne katarak bir çıkarsamada bulundum. Bu çıkardığım şeyleri birkaç alt başlığa böldüm.şimdi onları aktaracağım.
Yaklaşık 15 milyon nüfuslu koca bir şehirde yaşıyoruz.Çok büyük yoğun şehir olduğu için insan ilişkileri kopuk, neredeyse bir gördüğünüzü bir daha görmüyorsunuz. Kim kimdir bilinmiyor evet sizin de anladığınız üzere kadınlar birisine bakarken bile "güvenlik" arıyorlar. Bu da onların toplum içersindeki konumları hakkında bize biraz bilgi veriyor.Kadınların özgüvenleri eksik. Çünkü daimi bir korku içersindiler Bunu yapan ise ataerkil toplum kuralları ve baskıcı ebeveynler. bu korku pompalaması daimi fakat zaman zaman verilen kızın bilinçaltına attığı ebeveyn lafları.yani olaya bardağın boş tarafından bakma anlayışı.Bunu biraz açalım. devamlı ebeveynler tarafındna kızlara telkin ediliyor :
oraya nasıl gideceksin? ne yalnız mı??oraya seni hayatta yalnız bırakmam çünkü toplum kötü adi pislik dolu gül gibi yetiştirdiğim kızımı sokağın ortasında kaçırsınlar diye yetiştirmedim. Yeah dude tamamen pasifist ,karamsar, mekruh düşünceler. Noluyor kız sokağa çıkmaya bile korkuyor kaldı ki bir erkeğin yüzüne bakabilsin! çünkü baktığı ilk erkek ona oracıkta tecavüz edecek ,kadınlığını bozacak, nuri alço kahkahası atacaktır.
Bir erkek olarak potansiyel kötü insan yerine konuluyorum. baştan olaya 1-0 mağlup başladın dostum.Ne dedik lafımızın başında "güven(lik)".
Güven ne zaman sağlanır peki? Yanınızda bir hemcinsi olduğu zaman sağlanır Bu sayede erkeğin tecavüzcü olduğu fikrinden doğan tam güvensizlik yanında hemcinsi olduğu zaman eşitlenmiş yani nötrlenmiş hale gelir bu sefer o insan modern insan kalıpları içersinde terbiye edilmiş , medenileştirilmiş , çağa ayak uydurabilmiş seviyeye çıkar. Aynı zamanda birisinden hoşlanmaktan korkan bayan kişi yanında kız olduğundan dolayı o kişinin ondan hoşlanmayacağını düşünebilmektedir tabii biz bu önermeyi sadece yukarıda belirttiğim kriterler altında söyleyebiliyorum durun durun kızmayın ne alakası var diye de çıkışmayın o dediklerinize de gelecem biraz sabır... Güven nasıl sağlanır ? Güven toplumca bilinmiş, toplum tarafından kabul edilmiş değerler ve bu değerlerin yarattığı metalar sayesinde sağlanır.Nedir bunlar? son model bir araba, rayban gözlük, ralph lauren ceket, veya erkişinin beğendiği diğer markalar.Burada ortaya çıkan şey tanınmışlık ve ortak beğeni. tanınmışlığı açmak gerekirse tanınmışlığa sahip olmak için belli bir diyet ödemek gerekmektedir Bu da statü tarafından satın alınır.Örneğin bir rocker ralp lauren giymez çünkü statüsünü kültüründe bu yoktur Onun yerine rock starı veya rocker dediğimiz kişi bu kültürde yer alan giysileri tercih eder bunların albenisi ne kadar yüksekse bir bayan kişi tarafından bakılma katsayısıda o kadar yüksektir. Veya olaya diğer taraftan bakalım subay üniforması veya denizci kıyafeti bunlar statü belirtisidir. yani hatun kişi karşısındaki kişinin it kopuk tecevüzcü olmadığını statüsünün dışavurumundan algılar. Bir subay üniversite bitirmiştir. Toplumun
güvendiği bir kurumda çalışmaktadır.maaşı vardır.Üniforma bizi kalıplara sokmaktadır. her üniformanın sterotipik özelliği vardır bunlar karşı cins tarafından bilinir bu yüzden
güvenle doya doya eğer o kişiden tip olarak da hoşlanmışsa bakar. galiba biraz yumuşadınız hafiften kafa sallar gördüm sizi.
Güven,statüyü açıkladıktan sonra geçelim özel kıstaslara; yani kişisel beğenilere, kişisel düşüncülere... genelden özele geçelim. Yanınızdaki bayan eğer çok güzelse karşı taraftaki hatun bunu iki şekilde algılayabilir burada devreye kadınsal duygular giriyor. Birincisi Bu orta tipli herif bu kızı tavlayabildiğine göre kendisi üstün bir erkek.yani kendi kafasında oluşturduğu ideal erkek tablosunu oluşturur. (ha yııırrrrr hiç de öyle değilllll!! bırakın bunları) Bu yüzden kıskançlık semptomları başgösterir ve hemen karşısındaki kızla olayı kadınsal bir rekabete dönüştürür ilk amaç olan ideal erkek araca ; amaç ikincil amaca dönüşür asıl amaç ise yanındaki kızla girişilen iktidar mücadelesinden galip çıkmaktır yani çocugu kendisine baktırmaktır.kızın pabucunu dama atacaktır. eğer bunu başarabilirse bu 3 saniyelik kavgadan başarıyla ayrılmış olacaktır.
Bir de durumu tersten değerlendirelim eğer çocuk çok yakışıklıysa hatun kişi çok çirkinse karşıdaki bayanı birisiyle çıkmadığını varsayalım şu düşüncelere dalarak bakacaktır
bu tipsiz karının bu çocugun yanında ne işi var bakarken şunu düşünecektir gel benim yanıma çünkü ben ondan çok daha güzelim benim gibi güzel bi kız yalnızken senin gibi tipsiz bir kadın nasıl oluyor da bu çocukla beraber olabilir -aha tekrar kıskançlık- ya da çocuga bak ne kadar kötü zevki varmış da diyebilir.ama işin sonucunda o erkege bakmaktadır.oysa hatun kişi sokakta tek başına dolaşan erkeklere aynı bakışları atamamaktadır belki içlerinde daha iyisi bile varken. Sebep mi? Yukarıda açıkladık ya ne çabuk unuttun :D
şimdi yazıyı özetlemek ve bir yere bağlamak gerekirse gerekirse kadınlar yaratılan güvensizlik ortamı ve toplum kuralları geregi nedeniyle özgüvenlerini baltalamaktadırlar ve kendilerine yaratılan erkek imajına kanmaktadırlar.Bu güvensizlik ancak güvenin tamamlayacıları olan statü belirtisi üniformalar ve başka bir kadın tarafından doldurabilmektedir. (sadece sokakta bakma unsurunu sağlama açısından konuya bakış açımız).Kadınların bu durumu kabullenmeleri giderek zihniyet olarak araplaşmaya neden olmaktadır bu bağlamda araplaşan/köleleşen kadın kendi bireyleşme ve özgürleşme çabalarını kendisinden değil gene ataerkil toplumun hür saydığı kendi belirleyicisi oldugu düzenden beklemektedir.
mikrofonun gücü

merhaba sevgili seyirciler bu haftaki programımızda elimde tutmuş oduğum ve size hitap etmemi ve sesimin size iletilmesini sağlayan maykrofonun gücünü anlatmaya çalışıcuam nacizane.evet dilersiniz maykrofonun ne oldugundan kısaca bahsedeyim. Ses sinyallerini (akustik enerji) elektrik sinyallerine çeviren elemanlara mikrofon denir. Bu sihirli aletin mucidi Edisondur.Edison un belki de elektrikten sonraki en önemli ikinci icadıdır.çeşitli maykrofon çeşitleri vardır: dinamik-bobinli, kapasitif, korbonlu,kristalli, şeritli ve electret maykrafonlar. Bunların hiçbirine değinmiiicim. bu kadar gereksiz bilgiden sonra işin bilimsel olmayan yani ilimsel fakat bir o kadar da gerçek boyutuna geçelim. Dün Tv nin karşısına geçmiş siyaset meyda nını izliyordum Tv de yayınlanan programın 7 sene öncesine ait olduguna dair bilgi ben izlemeye başladıktan yaklaşık bir yarım saat sonra geldi zaten farkına varmıştım çok da önemli değildi bu. konu magazinle alakalıydı. Aslında konu da çok önemli değil ya neyse ne... Sorunu dolambaclı yola girmeden anlatacağım. bu mikrafon nasıl bir alettir ki insanın normalden farklı bir kişilik çizmesine alet oluyor. Mikrafonu kullanmayı iyi bilmek gerek. çünkü mikrafon excalibur kılıcından daha güçlü bir alettir. Bu aleti iyi kullanamayanlar geçiçi üne sahip olurlar bunlar daha sonra mikrafonun gücünü iyi anlamadıkları için çeşitli kişilik bozuklukları gösterebilirler veya çabuk unutulabilirler. Mikrafon sadece güç demek değildir aynı zamanda güçbirliğini de sağlar. Bu mendeburun öyle bir güç potansiyeli vardır ki 10-15 tane kişiyi bir platforma atın ve ellerine mikrafon verin ortaya fasulyeden bir konu atın. ve mikrafon savaşlarına tanık olun. hatta mikrafonun maneviyatını aşıp maddesel olarak gücün kullanımına tanık olun kafaya indirilen mikrafonun tahribatı, kafanın yarılmasıyla sonuçlanabilinir. gene bilinçli, sol fraksiyondan 15 kişiyi toplayın. Bunları bir platforma atın. Eline mikrafona alanın devrim sloganları atacağını görebilirsiniz hatta hepsinin program esnasında birbirlerine destek verdiklerini de gözlemleyebilirisiniz. herkes iyilikten güzellikten müthiş planlamalardan söz ederken bir anda elinden mikrafonu alın o kişi artık zırhsız,çıplak ve çelimsizdir tıpkı HE-MAN in kılıcıyla atılgan dan titrek e dönüşen o çizgi film kahramanı gibi. hatta bu kadar güzel nidaları atanların birbirine destek olanların o platform dağıldıktan sonra hiçbir şey olmamış gibi evlerine gideceklerini de görebilirsiniz. Yukarıdaki iki örneği peki nasıl açıklayacaz ve daha sonra konuyu nasıl açıklayacağız peki haa?? merak ediyor musunuz?? az sonra sayın seyircilerim kısa bir mola
evet bu kısa mola içersinde ben de konuyu tekrardan düşündüm. ama dilersiniz bu kısa ara içersinde yazının son kısmını unutanlar için kısa bir özet geçelim
ÖZET : herkes iyilikten güzellikten müthiş planlamalardan söz ederken bir anda elinden mikrafonu alın o kişi artık zırhsız,çıplak ve çelimsizdir tıpkı HE-MAN in kılıcıyla atılgan dan titrek e dönüşen o çizgi film kahramanı gibi. hatta bu kadar güzel nidaları atanların birbirine destek olanların o platform dağıldıktan sonra hiçbir şey olmamış gibi evlerine gideceklerini de görebilirsiniz. Yukarıdaki iki örneği peki nasıl açıklayacaz ve daha sonra konuyu nasıl açıklayacağız peki haa
hatırladınız dimi sevgili seyircilerim.(yeni bölüm)
birinci meseleye dönersek elimizde bir tutam insan ve bir tutam dolusu maykrofon malzemeleri vardı. doğru eşlemeler yapılarak her insana bir maykrofon vermiştik sonra da kavgalarına tanık olmuştuk. evet sevgili üstadım şimdi eldivenlerini çıkar ve sonuçları kaleminle not et ve teşhisi koy artık da monitör karşısındakiler de rahatlasın. hmmms bunun için yıllarca bekledim tek istediğim bir atımlık kurşunumu iyi sergilemekti hepsi bu. içimdeki şöhret olma arzusu su yüzüne çıkınca kontrolden çıktım ve sadece karşımdakilere değil tüm beni izleyenlere kendimi kabul ettirme sürecinden geçtim. Bu benim bireyselleşme ve kendimi ifade etme savaşımdı. Bu savaşta süremin çok kısa olduğunun bilincindeyim bu yüzden sansansyona ihtiyacım var. benliğimin üzerine çıkıp hem örnek bir vatandaş hem seksi bir erkek hem güçlü hem de karizmatik bir görüntü sunmayalım Çünkü benden toplumun talebi bu. Aykırılık mı raytingi çok yüksek olan fakat şöhretten daha kısa süreli olan kötülük. peki sevgili üstadım ikinci durumda programda anlaştığın kişilerle dışarıda konuşmadın hiçbir şey yapmadın ? Dur sen çok hızlı gitmeye başladın henüz yeni yazıyorum deminkini raporuma araya bir şey serpiştirmeyecek miyiz ? bırak şimdi bunları hadi anlat. peki üstad anlatıyorum : bana sunulan ortam böyle bir ortam. Kendimi mikrafonla ifade etmem de arkadaşlarımla bu şekilde toplanmam da ve insanları bu şekilde bir şey yapmaya yöneltmem legal ve benimsenen bir davranış. fakat dışarıda bunları yapmam illegal owww my god ! işte msj geliyor ayrıca here comes the new challenger(annayan annar) : demokratik olmayan toplumlar kendilerini ancak popüler kültürün araçlarıyla meşru kılabilirler aksi halde onlar toplum tarafından dışlanmış birer öcüdürler. Varlıkları bile belirsizdir çünkü kamuoyu yaratacak güçleri yoktur. evet şimdi özelden daha genele gidersek noluyor şöhret olmak ve toplumun istediği bir insan olmanın altında olan şey popüler kültürün toplumca tamamiyle benimsenmiş olmasıdır. Popüler olmayan yoktur olamazdır. Bunun gibi her şey belli bir süreliğine popüler olabilir ama popülerliğin süresini ülke içerisinde suni olarak yaratılmış değerler belirler.Bu yüzden bugun günümüzde herkes her şey olabilir. yani diyorsun ki bir adamın değerleri popüler kültürün değerleriyle örtüştüğünde ünlü olma şansı çok yüksektir. evet çünkü bir kadın popüler kültür içersinde hem seksi hem 2 çocuk annesi hem ramazanda oruç açarken türban takıp yoksullara yardım ederken yılbaşında noel baba şapkası takarken , geceyarısı programlarında mini etekle giderken gündüz kadın programlarına ağır anne modunda giderken görüntüsü son derece olağan ve beklenendir. o zmaan maykrofunun gücünü belirleyen şey kişinin özellikleri değil; popüler kültür kişiliğidir. yani toplumca benimsenmiş ayrı bir altkimliktir. Bundan sıyrılabilmek mümkün mü veya maykrofonsuz sesimizi nasıl duyurabiliriz ? Sevgili azizim bundan sıyrılabilmek mümkün değildir, bundan sıyrılabilmen için Tv'yi çöpe atman , gazete okumayı bırakman iş arkadaşlarını tamamiyle değiştirmen gerekmektedir. maykrofonsuz ses duyurmak mı ? duymamış olayım.
evet sayın seyirciler bu programda sizleri yazının sonuna getirebilmek için çeşitli numaralara başvurduk. Bu numaralar için sevgili rejisör arkadaşımız için iki kere space e basarak güzel bir ses çıkarmanızı diliyorum. Gene bu numaralar arasında gençleri çoluk çocugu yazıya çekebilmek için bir adet fotograf (resimli anlatım) , bir adet sevgili bilge amca ve ona sürekli sorular soran küçük alican ı kullandım lütfen kendileri için iki kere space e basmayı ihmal etmiyorum onlar hakkettiler bunları (baş sallayarak). Elleriniz dert görmesin. PC başından ayrılmayın.
ending credits
bitti mi aykut çıktık mı yayından ? kim aldı lan bu pantolonu terziden götüm yapış yapış oldu hayy sikiim yapacagınız işi !