erins personal: wayy bea 2

Salı, Temmuz 03, 2007

wayy bea 2

Dünün bugunden, bugunun yarından farkı olmayan ; dakikaların bir sonraki dakikayı izlemesinin zorunluluktan başka geçerli sebebi olmayan bir zamanın içinden yazmaktayım. Heyhat 2 ay geçmiş. Bazen bakıldığında 1 gün cok zor geçer bazen bakıldığında 1 sene çok çabuk geçer. 2 ay da böyleydi. Kimi saniye, bir dakika gibi geçti. Kimi dakika 1 saniye gibi geçti. Yok mudur kuzum bunun dengesi ? Vardır ama insan neyi ne zaman istediğini ve neyi ne zaman ulaşacağını bilmez. Tatminsizlik ve zaman. Zaman ve tatminsizlik mi demeli yoksa ? Daha iyisi, daha verimlisi. ama hangisi ?
Seçiyorum dostlarım. Tepkisizliği. dakikalar ilerlerken ona bakmayı seçiyorum, daha doğrusu seçmek zorunda kalıyorum. Dakika 1 bir şey yapmıyorum. Dakika 2 bir şey yapmıyorum. Dakika 3 bir şey yapmıyorum. Dakika 4 bir şey yapmıyorum. Dakika 5, dakika 4'te neden hiçbir şey yapmadığımı sorguluyorum. Dakika 6, dakika 4'te hiçbir şey yapmadığımı sorgularken dakika 3'ü sorgulamaya başlıyorum. Dakika 7, dakika 3 'te niye hiçbir şey sorguladığımı fark ederken, Dakika 8'de, dakika 2'de de hiçbir yapmadığımın farkına varıyorum. dakika 9 oluyor, dakika 9'da da dakika 1'de neden hiçbir şey yapmadığımı sorguluyorum ve oluyor dakika 10. 10. dakikada 10 dakikadır hiçbir bok yemediğimin farkına varıyorum ve devamlı bir pişmanlık ve basiretsizlikle geçen 10 dakika mı demeliyim yoksa 2 ay mı, ömür mü ? Hala aynı yerdeyim. İnsan fazla düşününce hiçbir şey yapamıyor. Az düşününce hata yapıyor ve pişman oluyor. Her 2 durumda da pişmanlık kaçınılmaz. Peki birincisinin ikincisine avantajı ne ? ya da ikincisinin birincisine avantajı ne ? Hangisi nispi olarak daha fazla ? Kim bilebilir ? Her şey fazlasıyla subjektif. ama herkes subjektif olurken başkasının subjektif olma hakkına tecavüz eder.
Hey dostum bir şeyler yap silkin artık der dediğinizi duyar gibiyim
dakikalar ilerliyor 11. dakika...
Daha çok var 12'ye. Bugun yatayım yarın kalkınca düşünürüz.
Nasip.

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home