bir diyalog kurmak gerek mi halkla?
Uzun süredir yazmıyorum, yazacak nedenim bile yok. İnsanın en kötü zamanı nedensiz olarak yaşamaya kendini zorlamaya başladığı zamanlar.Kimseyle iletişim kurmak gelmiyor içimden.Bunun nedeni ise yaşam kalitesinin çok düşük seviyelerde seyrettiği yerlerde bulunmam.Bunun en büyük sahasını ne yazıkki üzülerek söylüyorum "üniversite" oluşturuyor.Bu kadar boş muhabbetin içersinde yer almak bile istemiyorum. Hatta derslerde bile bulunmak istemiyorum. diğer bir neden ise öğrenciligin verdiği bir parasızlık durumundan ötürü ucuz mekanlarda takılmak. Buralarda da benim istediğim sözcükler havada dolanmıyor.Şimdi daha iyi anlıyorum insanın en iyi dostu kitaplarıymış. Bunu diyen zatın da heralde çok arkadaşı yoktu. Zaten arkadaş edinmek de istemiyorum. O kadar kalitesiz yaşıyoruz ki herhangi bir yeniliğe ayak uydurulabilmemiz anca modası geçince mümkün oluyor. Geri kalmış bir ülkeyiz. Geri kalmış bir medeniyetiz. medeni olmanın uzağındayız.Onlar kazandı. Bugun elektrik dairesinde başımdan geçen olayı anlatayım: millet kuyrukta faturalarını yatırmak için bekliyor. 2 gişe olmasına rağmen tek gişe çalışıyor arkadan bir bayan çıkışıyor: "neden tek gişe çalışıyor, vakit nakittir..." gişedeki adam şikayet edebileceği numarayı söylüyor. millet ise çıkışan kadına kızıyor: "bak adamı işinden ediyorsun , geldiğinden beri şikayet ediyorsun. Biz memnunuz halimizden" ben ise durumu iki şekilde değerlendiriyorum: birincisi millet o kadar inançsız ki bir şeylerin değişebileceğine şikayet etmenin ve yakınmanın anlamsız olduğunu, hakkını aramanın vakit kaybı oldugunu düşünüyor ikincisi ise daha tehlikeli bir düşünce, her şeyi o kadar kanıksamış ki millet, üstten hangi karar çıkarsa çıksın dünden razı vaziyette.Kimse sesini çıkartmak istemiyor.böyle millet her şeye müstahaktır demek kalıyor bana.bu ülkede hakkını aramak "muhalefet" olarak algılanıyor. marjinal oluyorsunuz veya "devlete karşısınız, bir solcusunuz." sivil topluma üye olan herkes solcudur mantelitesi var. örgüt diyince akla yasadışı şeyler geliyor.
Zihnimiz bulanmış. farklı fikre saygı yok. farklı kimliğe tahammül yok.Bu kdr ot insan toplulugu karşısında insan kılını bile kıpırdatmak istemiyor çünkü kılını kıpırdattıgı an zaten siniri bozuluyor, engellerle karşılaşıyor. ne haliniz varsa görün.


1 Comments:
iste bu mantigi degistirmek kolay degil, farkli seslere acik olmak ve onlari tum elestirilere karsi yalniz birakmamak gerekli bence bu yuzden.
Yorum Gönder
<< Home