yaratıcılık ve kasaturacılık
Temmuz ayını geride bırakırken geride bıraktığımın sadece 1 ay değil de bunun yanında bir çeyrek asrı geride bıraktığımın istemeden de farkındayım. Yaşlanma duygusuna kapılıyorum, galiba artık kendimi çok genç hissetmiyorum 30'uma 4 kaldı, hala voleyi vuramadım amma velakin Bateman çıldırdığında merhaba 30'lu yaşlar ve 90'lar demişti. Bir umut var mı ? Olmasa burada işim ne ? Yavaş ilerleyişe mahkumuz. İş hayatında da bunu öğreniyorsun yavaş yavaş sindirmeyi her şeyi. Sadece tecrübe baabında değil, normalde yapmayacağın şeyleri veya kaldıramayacağın davranışları sindirmeyi. Bir şekle giriyorsun, daha doğrusu seni bir şekle sokuyorlar ister kabul et, ister etme ve normalleşmeye başlıyorsun. Diğerlerinden davranış olarak farkın kalmıyor. Normlara uymaya başlıyorsun. O senin bünyene giriyor. Sonuçta sıkıcı bir hayatın oluyor. Haftasonu geldiğinde seviniyorsun.Üniversite kötü bir şeymiş bunu anladım. o 4 seneyi çok feci çarçur ederek yaşamışız. Ne seni iş hayatına alıştırıyor ne de hayata... Garip bir yer, sınav var diyorlar, gidip kitaptaki bilgileri ezberleyip yazıyorsun, ama seni ne iş hayatına hazırlıyor ne de normal hayatın akışına, hani öyle sosyal bir amaç güdülerek kurulmuş kurumlar gibi.(Bir sosyal aktivite olarak üniversitede okumak) Her gün gitmene de gerek yok, 3 gün gelsen yeter, Dersten istediğin zaman çıkabiliyorsun ama işyerinde öyle mi, sıkıldım girmiyorum deme lüksün yok. Bunun yanında bu monotonluk senin yaracılığını kesinlikle baltalıyor. Yaratıcı olacağım derken klişelere takılıyorsun, Bir nevi levent kırca oluyorsun. Aynı şarkıları dinlemeye başlıyorsun 2 aydır yeni bir grup keşfetmediğini fark ediyorsun veya yeni bir kitaba başlamadığını. Sinemaya çok ender gittiğini fark ediyorsun; ama gene garip bir şekilde çok mutsuz değilsin. İşyerinde o tip şeyler aklına gelmiyor. Sadece işe odaklanıyorsun. Garip bir şey işte... Tek düşündüğün şey haftasonu gelsin de fazladan uyuyayım işe gitmemeyeyim.
Arkadaşları tek tek askere uğurluyoruz. İnsan komplekse giriyor, ulan herkes gitti bir ben kaldım gitmeyen şeklinde. Kasım'da aşk başkadır diyerek, kışlaya olan hasretimi sona erdiriceğim. Şafak 81.
yaylalar yaylalar


0 Comments:
Yorum Gönder
<< Home